Rivayetlere göre Sultan Mahmut’un dünya'da üç isteği varmış. Sürekli "Allah’ım bana dünyada bu üç sorunun cevabını nasip eyle" diye duada bulunurmuş.
1) Acaba babamdanmıyım? Yoksa gayri meşru bir yoldan mı geldim dünyaya?
2) Çok kişiden duydum ki; "Âlimler Peygamberler’ in varisleridir" diye. Acaba bunu peygamberimiz mi söylemiş yoksa değer kazansınlar diye alimler mi öne sürmüş...
3) Acaba cennetlikmiyim yoksa (maazallah) cehennemlikmiyim? diye…
Sultan Mahmut bir gece vakti heyetiyle beraber bir kasabayı teftişe çıkmışlar. Sultan ve beraberndekiler teftişe çıktıkları zaman tanınmasınlar diye normal halk gibi giyinir ve onlar gibi davranırlardı. Bir caminin önünden geçerken dışarıda birkaç kişinin Ay ışığında kitap okuduğunu görür.
"Neden camide değil de dışarıda okuyorsunuz?" diye sorduğunda şu cevabı alır.
"Işık olmadığından dolayı ay ışığından yararlanıyoruz." Bunun üzerine Sultan öğrencilerin rahat bir ortamda eğitimlerini sürdürebilmeleri için kendilerine ışıklı ve ferah bir yer tahsis eder. Ayrıca tüm ihtiyaçlarını da karşılar.
Aradan üç gün gibi kısa bir zaman sonra Sultan sevgili şanlı Peygamberimizi rüyasında görür. Efendimiz (s.a.v) rüyada aziz Sultan; Sultan Mahmud'a şöyle seslenir:
"EY SEPEKTEKİN’İN OĞLU MAHMUT! SEN VARİSLERİME İKRAMDA BULUNDUN BENDE SENİ CENNETİME DAHİL ETTİM…"
Sultan görmüş olduğu bu anlamlı rüya sonrasında irkilip sevinç ve mutluluk içerisinde kalkar zira yıllarca içini kemiren üç sorunun cevabını bu veciz dizelerde bulmuştur.
Değerli okuyucular göründüğü gibi Sultan yıllardır aradığı soruların cevabını ilme yapmış olduğu küçük bir hizmet sonucunda almış oldu. İlim hizmetinin ne derece önemli olduğu buradan da açıkça anlaşılmaktadır.
Acizane ben şunu bilir ve inanırım:
"Hayatta paha biçilmez tek şey ilimdir......"
Allah cümlemizi ilmi sevenlerden eylesin. (AMİNNNNNNNN)