Genel Toplam :17648
Online Kullanıcı 2

ENSAR VE MUHACİRUN KARDEŞLİĞİ

muhammed@seydam.org

  • Her şeyden önce Muhacirun-Ensar kavramlarını tanımak Kur’an-ı Kerim ve Hadis-i Şeriflerde konunun ne şekilde yer aldığını tespit etmek, sonra da bu iki zümre arasında cereyan eden muâhât (kardeşlik) tesisini ele alarak Resûl-i Ekrem’in iç barışa, birlik, beraberliğe ve sosyal dayanışma ve bütünleşmeye verdiği öneme değinmek istiyoruz. Okunma Sayısı 359


ENSAR VE MUHACİRUN KARDEŞLİĞİ

 

Değerli kardeşlerim;

Her şeyden önce Muhacirun-Ensar kavramlarını tanımak Kur’an-ı Kerim ve Hadis-i Şeriflerde konunun ne şekilde yer aldığını tespit etmek, sonra da bu iki zümre arasında cereyan eden muâhât (kardeşlik) tesisini ele alarak Resûl-i Ekrem’in iç barışa, birlik, beraberliğe ve sosyal dayanışma ve bütünleşmeye verdiği öneme değinmek istiyoruz.

            İslam tarihinde Muhacirun denince “Allah’a ve Resûlûne iman eden, islam’ı kabul edip, gereğince yaşamaya çalışması sebebiyle Mekke’li müşrikler tarafından çeşitli eziyetlere uğratılan ve Rabbimiz Allah’tır” dedikleri için yurtlarından çıkarılmaya mecbur bırakılan kimseler akla gelmektedir.

            Ensar ise, “Medine’li Evs-Hazrec kabileleri ile bunlarla sözleşmeli olanlara verilen bir isim olup, Medine’ye hicret eden bütün muhacirlere ve Hz. Muhammed Mustafa(S.AV.)e yardım ettikleri için bu adla anılmışlardır.

            Gerek “Ensar” gerek “Muhacirun” Kur’an-ı Kerim de yer almış ve Hz.Muhammed ve diğer mü’minler tarafından bu ifade aynen kullanılmıştır. Bu isim tarih kitaplarında altın harflerle yazılmış yüklendiği misyon itibarı ile de tarihte unutulmaz bir destan yazmıştır.

 

Kur’an-ı Kerim ve Hadislere göre Ensar ve Muhacir;

 

Kur’an-Kerim de Muhacirlerden şu özellikleri nitelikleri ile söz edildiğini görüyoruz:

“Allah onlardan razı, onlar da Cenab-ı Hak’tan hoşnutturlar. Kendilerine altlarından ırmaklar akan cennetler armağan edilecektir. Allah’ın rızasına taliptirler, ilahi destek ve yardıma güvenirler. Allah’ın Resulüne destek olurlar. “Rabbimiz Allah’tır” dedikleri için yurtlarından kovulmuş, mallarından mahrum edilmişlerdir. Sadık insanlardır, Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihad ederler.Allah’ın rahmetini umarlar, suçları ilahi mağfirete ermiştir. Allah katında dereceleri yüksektir.”

            Muhacirlerden umumi olarak bahseden hadisleri incelediğimizde onların şu hususiyetleri dikkatlerimizi çekmektedir:

“Allah ve Resûlü’nün rızasına nail olmak için hicret etmişlerdir. Cennete ilk girenler onlardır. Ümmet arsında çıkarılmış en hayırlı nesillerdir. Kıyamet gününde yüzlerinin nuru güneş ışığı gibi parlayacaktır.”

            Kur’an-ı Kerim’i incelediğimizde Ensar’dan şu vasıflarla bahs edildiğini görüyoruz:

“Ensar, muhacirleri barındırır ve onlara yardım ederler, onlara derin sevgi beslerler, onlara yaptıkları yardımlardan üzüntü duymazlar, kendileri ihtiyaç içerisinde olsalar da Muhacirleri kendilerine tercih ederler, mala mülke karşı hırsları yoktur, muratlarına ermişlerdir.”

            Ensar’dan umum olarak bahs eden hadisler bir hayli çoktur. Bunlardan bir tanesi ile iktifa edeceğiz.

Hz. Peygamber buyurdular ki: “Şayet dini bir emir sebebi olan hicretin ve onun getirmiş olduğu faziletten olmasaydı bende kendimi Ensar’dan sayacaktım.”Efendimizin bu sözü Ensarların ne derece üstün bir topluluk olduğunu açık bir şekilde ifade etmektedir.

           

Ensar ve Muhacirlerin Ortak Özellikleri

 

Muhacirlerin bazıları Hz.İbrahim’in dinine bağlı olarak bir tek Allah’a bağlı olarak yetişmişlerdir. Bazıları ise köle ve cariyelerdi, yoksul kişilerdi, haksızlığa uğrayıp işkenceye sürükleniyorlardı. Muhacirlerin bazıları ise zengin ve varlıklı kişiler olup bir kabile desteğinden mahrum değillerdi. Fakat buna rağmen başta kendileri ve kabile yakınları olmak üzere müşriklerin eziyetlerine maruz kalmışlardı. Hz. Ebubekir, Hz. Osman, Hz. Talha, Hz. Zübeyr, Hz.Sa’d, b. Ebi Vakkas, Hz. Ebu Ubeyde Bin Cerrah bunlardan bazıları idi. Genel olarak bütün muhacirler eziyet görmüşler, fakat yılmayıp sabır ve tahammül göstermişlerdir.

Ensar da aynı sabrı Medine’nin tehlikeli düşman saldırılarına karşı göstermişlerdir. Hz. Peygamberin hadislerinde açıkça ifade buyurduğu gibi Ensar, Akabe gecesi verdikleri sözde durmuş, üstlendikleri sorumluluk ve yükümlülüğü hakkıyla eda etmiş yerine getirmişlerdir. Bedir savaşı ile ilgili olarak kendileri ile yapılan istişare toplantısında Resûl-i Ekrem’e “Bizi nereye davet edersen et peşinden geleceğiz,  Ya Resulallah atını denize bile sürsen seni takip edip peşinden geleceğiz.” Diyebilmişlerdir. Her iki taraf da ilim, sohbet, ülfet ve irşad ehli idiler. Allah’a metin imanları, sağlam tevekkül ve teslimiyet anlayışlarından ötürü Hz. Peygambere derin sevgi ,saygı ve bağlılıkları vardı. Kimi mal ile kimi can ile kimide ilim ile Allah yolunda cihad etmişlerdir. Aralarında Yasir- Sümeyye  ikilisi gibi hicret edemeden canını feda edenler olduğu gibi, Efendimiz tarafından Medine de  muallim olarak görevlendirilip ardından Uhud savaşından bayraktarlık yapıp canını bıu uğurda feda eden Mus’ab Bin Umeyr gibiler de vardı. Hz. Mus’ab “Allahım savaşın sonunu  bana göster” diye dua ettiğinden ve savaş bitmeden şehid olduğundan Cenab-ı Hak onun şekline bürünen bir melek vazifelendirmiş onun görevini o melek tamamlamıştır.

 

Kardeşlik Tesisi

 

Hicri birinci yılda (622-623) Muhacirlerin Medine’ye yerleşmelerini ve Ensar ile kaynaşmalarını sağlamak için, Efendimiz (A.S.) Ensar ve Muhacirler arasında kardeşlik tesis etmiştir. Buna “Uhuvvet Tesisi” de denilmektedir.

            Ensar, samimi yadım severliğinde o kadar ileri gitmişle ki; eşlerine kadar bütün varlıklarını hatta en güzellerini onlara vermeye  hazırlanmışlardır, fakat Muhacirlerin verdikleri cevap şöyle olmuştur. “Allah malınıza, mülkünüze, ehlinize bereket koysun siz bize çarşıyı gösterip bize borç para veriniz ihtiyaçlarımızı karşılayıp daha sonra çalışıp borcunuzu eda ederiz.” Ensar’ın bütün varlık ve servetini Muhacir kardeşleri ile paylaşmaları ne kadar takdire şayan ise Muhacir kardeşlerinin bunu hemen kabul etmeyip, borç isteyerek alın teri ile kazanma arzuları o kadar anlamlı ve tebcile layıktır.

            İslam tarihinde Ensar ve Muhacirun arasında gerçekleştirilen kardeşlik ve örneklendirilen sosyal dayanışma mekanizmasının islim müfekkirelerince tahliline, İslam dünyası, bugün, her zamankinden daha muhtaçtır. Kalplerden, kin, nefret, acımasızlık duygularının silinmesi; yerine, kardeşlik, hüsnüzan, şefkat hislerinin yerleştirilmesi ve yine gönüllerden gönüle uzanan yollarda hasıl olan pasların silinmesi tamamıyla buna bağlıdır. Mevlam bu uhuvvet bağını bütün İslam alemine tekrar nasip eylesin.AMİN

                                                                      

                                                                       Muhammed SEYDAOĞLU    


 
Ad Soyad
   
Mail Adresiniz
   
Yorumunuz
     
                 1  rakamını kutucuğa yazınız             
 
 
Adı Soyadı
Muhammed SEYDAOĞLU
E-posta Adresi
muhammed@seydam.org
Yazar Hakkında
Muhammed SEYDAOĞLU

şikayet et

 

Seydam.org web sitesi mPa tarafından yapılmıştır.    
   

/html>