|
HALİDİYE MEDRESESİ
(YUKARI OVACIK KÖYÜ YATILI KUR'AN KURSU)
TARİHÇESİ
Şeyh Ubeydullah Hazretleri tarafından inşa edilen Halidiye Medresesi yeni adıyla Yukarı Ovacık Köyü Yatılı Kur'an Kursu, 1960 yılından itibaren ilim hizmeti vermektedir.
HİZMETLERİ
İlim ve irfan merkezi olan bu güzel kursumuzda her yıl yüzlerce ilim talebesi ilim hizmeti almaktadır. Yazın bu sayı beşyüzü aşmaktadır. Allah'ın inayeti ile bugüne kadar vatanını ve milletini seven hizmet aşkıyla yanan ehli sünnet vel cemaate bağlı yüzlerce din alimi yetişmiştir.
HİZMET METODU
İlmin ve âlimin faziletine dair birçok ayet ve hadis vardır. Kuran-ı Kerim’in ilk ayetinin “oku” ile başlaması, İslam dininin ilme ne kadar ehemmiyet verdiğini ortaya koyar. “İlim talep ederken ölen bir kimse, döşeğinin üzerinde bile ölse şehit sayılır”, “Âlimin uykusu cahilin ibadetinden hayırlıdır.”, “Âlimin mürekkebi kıyamet gününde şehitlerin kanıyla tartılır.”, “Şeytana ihlaslı bir âlimi yoldan çıkarmak, bin abidi yoldan çıkarmaktan daha zor gelir.”, “Allah-u Teala Hz. Süleyman (a.s.)’dan ilim ile mülk arasında tercih yapmasını istediğinde, ilmi tercih eder. Bunun üzerine Allah (c.c.), Hz. Süleyman (a.s.)’a mülkü de verir.” gibi sözler, ilmin ve âlimin değerini ortaya koymaları bakımından manidardır.
İnsanları yaratıldığı gayeye ulaştıran, saadet ve selamet yollarını gösteren Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu dünyadan ayrıldığında, bu görevi peygamber varisleri olan âlimler sürdürmüşlerdir. Onlar ilim, irfan ve fazilet mirasını bize, olduğu gibi Peygamberimiz (s.a.v.)' den intikal ettirmiş, bizimle Efendimiz arasında bir köprü olmuşlardır. Allah bu zümreyi başımızdan eksik etmesin. (Amin)
Geleceğimizi emin ellere bırakmak için her yönden Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in ilmiyle amel eden, fedakar ve gerçek ilim sahiplerine önem vererek, onlara uymalıyız. İslam medeniyetinde bunun pek çok örnekleri bulunmakta, Efendimiz’in sünnetinden uzaklaşıldığında yaşanan hüsranlar açık bir şekilde müşahede edilmektedir.
Seyda Hz., bütün ömrünü ilim ve hizmete vakfetmiş, Hz. Ali (Kerremellah-u Veche)’den devralınan ilim bayrağını, çok küçük yaştan itibaren sallamaya başlamıştır. İlim hizmetinde ciddi sıkıntılara maruz kalmış, fakat bitmek tükenmek bilmeyen azim ve metaneti, ihlas ve sabrı ile bu sıkıntıların üstesinden gelmiştir. Gittiği her yerde disiplin ve nizamıyla, ihlas ve muhabbetiyle, ilim meclislerini cennet bahçelerine çevirmiştir. Seyda Hz.’nin yanına giden her kişi, huzur ve mutluluk hissetmiştir.
İslam ilimlerinin okunması için ilk olarak Arap edebiyatının okunması gerekmektedir. Arap edebiyatı 12 ilimden meydana gelir: Nahiv, sarf, bedi', beyan, mea'ni, mantık, vadi' ve istiare gibi Arap ilim edebiyatının alet ilimlerinin okunmasından sonra asıl maksat olan ulum-i aliye’den olan tefsir, fıkıh, hadis, siyer, akaid, usul vb. ilimlere geçilir. Burada klasik kitaplar takip edilerek, derinlemesine bir metod uygulanır. Öğrenci, edebiyatta önder sayılan Sibeveyhi, tefsirde Zemahşeri, siyerde İbn-i Hişam, hadiste İbn-i Hacer’in kitaplarını çözebilecek duruma getirilir.
Her biri bir okyanus olan Kadi Beydavi, Fahrettin Razi, Alusi gibi âlimlerin tefsirleri; Buhari, Müslim, Fethu’l Bari gibi hadis kitapları ve şerhleri; Sa'di Taftazani’nin eserleri; Şerhu'l Akaid, Metali' ve Mekasid gibi akaidler; otuz ciltlik Mebsud, yirmi ciltlik Mecmu', İbn-i Abidin ve İbn-i Hacer gibi âlimlerin fıkıh kitapları; İbn-i Hişam ve İbn-i İshak'ın siyer kitapları; İbn-i Esir ve İbn-i Haldun'un tarih kitapları, ancak bu çalışma metotlarıyla oluşabilmiştir.
İbn-i Abbas (r.a.) şöyle buyurmaktadır: "İlme, zikreden bir dil ve düşünen bir kalple ulaştım.” İmam-ı Azam (r.a.) ise şunları kaydeder: "İlmi dört şeyle elde ettim: 1)Köpeğin yaltaklanması gibi ilim adamlarına yaltaklandım. 2) Kedinin tevazusu gibi alçak gönüllü oldum. 3) Kargalar gibi uykusuz sabahladım. 4) Merkebin sabrettiği gibi sabrettim.”
Burada zaman kaybını önlemek ve öğrenim süresince eğitimi ihmal etmemeyi ifade eden şu düstur oldukça önem arz eder: “Az ye, az uyu, az konuş”. Bütün ünlü âlimler bu tarz çalışma metoduyla ilim tahsilini gerçekleştirmişlerdir. Her birinin 20-25 sene bilfiil tahsil hayatları olmuştur. İlim öğrenmek için küçük yaştan itibaren bu işe soyunmak esastır. Seyda Hz. bu metodu kendisine esas edinmiş ve talebelerine bu metodu uygulatmıştır.
Şu an yetmiş yaşına merdiven dayamış olan Seyda Hz. ömrünün bu son zamanlarında, daha fazla sevenleriyle hasbıhal olmasından, ziyaretçilerinin fazlalılığından dolayı talebelerin dersleriyle birebir ilgilenemese bile, kendi has imkanlarıyla 500 kişilik kapasiteye sahip dört ve beşer katlı iki binadan ibaret bir Kur'an kursu inşa etmiş, millet ve devletin hizmetine sunmuştur. Resmi Kur'an kursu hocalarının eğitim verdiği bu kursta, diyanetin öngördüğü müfredat takip edilmektedir.
Bu Kur'an kursu, çevre düzeni, spor tesisleri, düzenli çalışma sınıfları, etüt odaları, ezber odaları, yemekhanesi, yatakhanesi, reviri, çamaşırhanesi, misafirhanesi, bilgisayarlı eğitimi ve zengin bir kütüphanesi ile çağın gerektirdiği modern ve hijyenik bir görüntüye sahiptir. Uygun ve modern olan bu ortamda kaliteli bir eğitim sunmak tek amaçtır.
Kur'an kursunun tüm giderleri Seyda Hz.’nin şahsı tarafından karşılanmaktadır. Okulların kapanmasıyla yoğun bir taleple karşı karşıya kalan bu Kur'an kursunda kapasite ölçüsünde öğrenci alınıp, diyanet müfredatı doğrultusunda 2,5-3 aylık süre zarfında Kur'an-ı Kerim ve diğer temel dini bilgiler verilmektedir. Diğer zamanlarda yüze yakın öğrenci yatılı olarak eğitim ve öğretimlerini sürdürmektedirler
|