Genel Toplam :17648
Online Kullanıcı 1

  • DUALAR

    dualar
  • SON EKLENEN SORULAR

    ISLERİM RAST GİTMİYOR seyda 1 senedir islerimiz hic rast gitmiyor ne yaparsak ters gidiyor en sonda arabimizi caldilar. ne yapalim isimizin rast gitmesi?
        Cevap: Sevgili Kardeşim Rızkı veren Alllah'tır. Bir malda nasibiniz yoksa ona ulaşamanız mümkün değildir. Ancak helal mal kazanmak için çaba sarfetmeniz gerekli. Gayret ve çaba sarfettiğiniz halde yeterli mala sahip olamassanız bile asla üzülmeyin, Allah'a şükür edin, Allah'ın nasip ettiği miktara kanaat edin, o zaman rabbim bereket kapılarını açacaktır. Birde hanenize haram lokmanın girmemesine çok dikkat edin. İbadetlerinizden geri kalmayın, azda olsa hayır ve hasanat yapın unutmayın ki sadaka bela ve musibetleri defi eder. Rabbim sizlere helal, bool ve hayırlı bir rızık nasip eylesinn. Amin. Selam ve dua ile
    Ekleyen : Hasret Gök   Cevaplayan :Muhammed SEYDAOĞLU
    ALKOL, KUMAR, hocam ben 20 yillik evliyim ve esimin alkol ve kumar tutkusundan bi türlü vazgeciremedim yillardir sizden ricam bu illetlerden kurtulmasi icin dualar varsa bana göndermeniz simdiden tesekkür ederim allah razi olsun
        Cevap: Sevgili Kardeşim; Yüce Allah Mâide Sûresi, 90. âyetinde şöyle buyuruyor: “Ey iman edenler! (Aklı örten) içki (ve benzeri şeyler), kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz.” İçki müptelasından kurtulmak için özel bir dua yoktur ancak kişi elini açıp içinden geldiği gibi dua edebilir. Ayrıca içki vb. kötü alışkanlıkları bırakmak tamamıyla irade ve şuur işidir. Bir insan kul olma bilincini anlar ve Allah’ın emir ve yasaklarının mahiyetini ve hikmetini bilirse akıl ve iradesini kullanıp Allah’ın inayetiyle kendisini böylesi büyük günahlardan korur. Bunun için evvela bu kişiye İslami bir şuur vermek gerekir. İslâm âlimleri dinin gayesini anlatırken, bizzat ayet ve hadislerden istifade ederek şu ana maddeleri tesbit etmişlerdir: 1- Dini muhafaza, 2- Aklı muhafaza, 3- Nefsi muhafaza, 4- Nesli muhafaza, 5- Malı muhafaza. Şimdi dinin gayeleri noktasından içkiye bakacak olursak, üstte belirtilen her beş temel gayeye de ters düştüğü görülmektedir. Meselâ alkollü içkiler ve uyuşturucu ve benzeri zararlı maddeleri kullananların önce aklı gider. Akılla beraber o sarhoşluk anında dinide gider. Çünkü Hz. Peygamber Efendimiz (sav), “İnsanı insan yapan aklıdır, aklı olmayanın dini de yoktur” buyurmuşlardır. (Beyhakî, Şuab-ı İman) Zararlı maddeler kullanıldığında can yani nefis de tehlikeye girer. Bu durumlar cereyan ettiğinde maalesef nesil de manen ve maddeten bozulmaya yüz tutar. Bütün bunlara ilâveten maddî zarar kaçınılmaz bir durum olur. Bu ve benzeri sebeplerden dolayıdır ki, yüce dinimiz alkollü içkiler gibi, diğer zararlı maddelerin de, kullanılmasını, imalâtını ve satışını da yasaklamıştır. Sevgili Kardeşim Hidayet Allah’ındır. Allah’tan ümidinizi asla yitirmeyiniz. Diliniz döndükçe Allah’ın yasakladığı bu melanetin dünya ve ahiret zararlarını anlatınız. Gerisini Allah’a bırakınız. Allah her şeyi gören ve işitendir.. Rabbimin inayeti hepimizin üzerine olsun. Selam ve Dua ile
    Ekleyen : aise akkaya   Cevaplayan :Muhammed SEYDAOĞLU
    EHLÜL KEŞF hocam ehlü'l keşf kimlerdir?kerametleri, yeryüzünde var olduğunu biliyorum. yalnız bır ınsana ınkısaf ettikleri zaman bu insanın ruh ve hali nasıldır?
        Cevap: Sevgili Kardeşim; Ehlü'l Keşf, Allah dostları olan velilere verilen addır. Dolayısıyla “Ehlü'l Keşf” ve “Veli” den irade edilen kişiler aynı kişilerdir. Veli sözlükte dost, arkadaş ve bir işi üstlenen kişi anlamlarına gelmektedir. İslâmi ıstılahta; Allah dostları, Allah'ın sevgili kulları demektir. Bu tarz insanlar keşif ve keramet sahibi olduğu için kendilerine Ehlü'l Keşf’de denilmektedir. Yüce Allah Yunus süresi 62 ve 63’cü ayetlerinde şöyle buyurur: “Bilesiniz ki, Allah'ın dostlarına hiçbir korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de. Onlar iman etmiş ve Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanlardır.” Hz. Peygamber (sav) ise evliyayı şöyle tarif etmiştir: "Onlar görüldüğü zaman akla Allah-u Teâlâ gelir. Onların yüzleri nurludur. Onlarla beraber bulunanlar şakı olmazlar" Veli (evliya), imkân ölçüsünde Allah (cc)`ı ve sıfatlarını tanıyan, O`na itaatte daim olan ve isyandan kaçınan, fakat hiç isyan etmeyen anlamında değil de, tevbe etmedik isyanı bulunmayan; mubah olan lezzet ve şehvetlere dahi düşkünlük göstermeyen, yani bu konuda ihtiyacı olanla yetinip yeme, içme, şehvet vb.ni bir zevk aracı olarak görmeyen kul demektir. (EI-Beycûrî, Serhu-Cevherati`t-Tevhid, 153; Ali el-Kari, Şerhu`l-Fıkhı`1-Ekber,113) Yani "veli" ma`sum değildir. Günah işlemesi ve isyanı mümkün ve muhtemeldir. Ancak bu ihtimal onda diğer insanlara göre asgariye inmiştir. Veli bir hata işlerse hemen tevbe eder. Haram ve isyanda ısrar etmez. Böyle olan insanlar da Allah (cc)`ın bir hediyesi ve avansı olmak üzere bir takım olağanüstü haller görülebilir. Buna da keramet adı verilmektedir. Keramet Allah (cc)`ın veli kullarında görülen, tabiat kanunlarına ve normal hallere aykırı, olağanüstü bir kerem-i ilâhîdir. Evliya, kerametini keyfi olarak değil beklide din için bir delil olarak kullanır. Evliyanın kerameti haktır inkâr edilemez. Örneğin veli bir anda uzak mesafelere varır, ya da oraları görebilir. Buna “tayy-i mekân” denir. Aynı şekilde aynı anda birden çok yerde görülebilir. Buna da “tayy-i zaman” denir. Veli kabirde yatanın kim olduğunu, karşısındakinin ne düşündüğünü bilebilir buna da “keşf-i kubur ve`s-sudur” denilmektedir. Bunların olabileceği aklen mümkün olduğu gibi naklen de mümkündür. Zira böylesi durumları peşinen reddetmek bilime aykırıdır. Geçmişte imkân dâhilinde olmayan birçok şey, bugün gelinen noktada ilmin vasıtasıyla varlıkları kabul edilmiş ve ispatlanmıştır. Her geçen gün -hatta Allah (cc)`a inanmayan insanlarda bile- olağan dışı nice vakıalara rastlanıyor ve bunların bilimsel izahları yapılmaya çalışılıyorken (telepati ve hipnotizma gibi), Allah (cc)`a inandıktan sonra O`nun, dostlarını daha büyük olağan üstünlüklerle ödüllendirmeyeceğini düşünmek gerçek bir aptallık olur. Selam ve Dua ile
    Ekleyen : hatice DEMİR   Cevaplayan :Muhammed SEYDAOĞLU
    RÜYA hocam bir rüya gördüm.gece ay çıkmış.yanında bir ışık war rengi yesil ve sarıya calıor.bu ne ışık die kendme sorduğumda cevap olarak bir ses bana:son ahir zaman bir peygamberi yakında gelecektir diyiyor.ve iki defa tekrarlıyor.rüyamın anlamı sizce nedir?
        Cevap: Sevgili Kardeşim. Rüyanız çok güzel yorumuda açık. Rüyada peygamber olduğu söylenen kişi hakkında zerrei miskal hilaf yani yanlışlık olmaz. Zira hiç birşey peygamber sıfatına giremez. Ahir zaman da olduğumuz zaten kesin. Biz bunu peygamber efendimizin hadıslerinden biliyor ve anlıyoruz. Efendimizin özellikle Veda hutbesinde sıraladığı kıyamet alametlerinin hemen hemen hepsi ortaya çıkmıştır. Yani rüyanızda denildiği gibi kıyamet yakındır. Bunun elli yada yüz yıl sonra olması farketmez zira dünyanın kuruluş tarihine bakıldığında 50 yada 100 yıl uzun bir süre olarak algılanmamalıdır. Rabbim rüyanızı hayırlara vesile etsin. Bizleride iman ile huzuruna vardırsın. Amın. Selam ve Dua ile
    Ekleyen : ece SOYLU   Cevaplayan :Muhammed SEYDAOĞLU
    ECELİ MUTLAK, ECELİ MUALLA? ölüm sebeplerinin çeşitliliği nedeniyle ecelde değişme ve başkalaşma olabilirmi? öldürülen bir şahıs da diğer insanlar gibi eceliylemi ölmüştür? şayet ölen kimse öldüren tarafından öldürülmemiş olsaydı, o anda tabii veya bir başka biçimdemi ölecekti. ömür artar veya eksilir mi? sevgi vede saygilarimla
        Cevap: Sevgili Kardeşim Sorunuz olabildiğince derin bir mevzuya dayanmaktadır. Sorunuza cevap vermeden evvel ecel konusu hakkında bir açıklama yapmak istiyorum. Akabinde cevabınızı vereceğim. Böylelikle konu daha net bir şekilde anlaşılacaktır. Ecel ikiye ayrılır. 1: Ecel-i Mübrem (Müsemma) değişmez ecel 2: Ecel-i Muallâk (Kaza) bir şeye bağlı kalabilen ecel Mübrem Ecel; Allah’ın ilminde, Levh-i Ezelî’de olan, kesin ve değişmez olan eceldir. Yani Allah’ın ilminde var olan veya ilmî hükmün aynısını koruyan şekliyle Levh-i Mahfuz’da yazılan eceldir. Muallâk Ecel ise; Levh-i Mahfuz’da kesin bir hüküm şeklinde gözüken, ancak şartlara bağlı olarak değişebilenler yanında, değişmeyen hükümleri de ihtiva eden ecel şeklidir. Yani Muallâk Ecel; bazı şartlara bağlı olarak Levh-i Ezelî’nin bir nevi defteri hükmünde olan Levh-i Mahfuz’da mukadder olarak yazılanlardır. Mübrem yani Müsemma ecel değişmez olduğundan asıldır. Levh-i Mahfuz ve isbatta yazılan Muallâk Ecel yani Ecel-i Kaza ise ona aykırı olamaz. Zira Allah’ın ilminde o şartları gerçekleşip gerçekleşmediği bilgisi ve ilmi mevcuttur. Dolayısıyla, Ecel-i Muallâkın gerçekleşmesi, aynı zamanda Ecel-i Müsemmanın gerçekleştiği anlamına gelir. Ancak nasıl olsa karnımız doyar diye nasıl ki yediğimizden geri kalmıyorsak, aynı şeklide Allah’ın bildiği olur deyip yapmamız gereken sebeplerden de kaçmamalıyız zira tevekkül demek, görevi Allah’a havale etmek değil, belki kul kendisine düşeni yaptıktan sonra sonucu yani kararı Allah’a bırakması ve ona güvenmesidir. Resulullah (sav)’e soruldu: Ya Resulüllah deveyi bağlayıpta mı Allah'a tevekül edeyim? Yoksa salıptamı tevekkül edeyim? Resulüllah (sav): “Onu bağla da öyle tevekkül et” diye buyurmuştur. Ecel-i Muallâk: Şartlı olan hükümlerin yazılımını gösterir. Hadis-i şerifte “Bazen bela nazil oluyor; gelirken karşısına sadaka çıkar, geri çevirir” (Kenzu’l-Ummal, 5144) Abdullah bin Ömer’den gelen diğer bir rivayette Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Sadaka verin; hastalarınızı sadaka ile tedavi edin. Muhakkak ki sadaka, gelen hastalıkları geri çevirir. Sadaka aynı zamanda ömrünüzün uzamasına, iyiliklerinizin katlanmasına vesile olur”(Kenzu’l-Ummal, h No: 16113) Yapmış olduğumuz bu açıklama üzere “Ölüm sebeplerinin çeşitliliği nedeniyle ecelde değişme ve başkalaşma olabilirmi? Öldürülen bir şahıs da diğer insanlar gibi eceliyle mi ölmüştür? Şayet ölen kimse öldüren tarafından öldürülmemiş olsaydı, o anda tabii veya bir başka biçimde mi ölecekti?” sorunuza gelince: Ehl-i Sünnet vel Cema’at’in görüşüne göre ölüm sebeplerinin çeşitliliği nedeniyle ecelde değişme ve başkalaşma olmaz. Öldürülen bir şahıs da diğer insanlar gibi eceliyle ölmüştür. Yine Ehl-i Sünnet vel Cema’at’in görüşüne göre o kişi öldürülmemiş olsaydı Allah’ın ilminde o kişinin ömründe fazlalık varsa o kişinin ölmemesi yani yaşaması yada başka bir sebepten dolayı ölmesi ihtimal dahilinde olsa bile o kişinin bu sebepten dolayı ölmesinden anlıyoruz ki o kişinin eceli bu saatte dolmuştur. Buna rağmen neden İslam dininde kısas uygulanıyor şeklinde sorulursa şöyle cevap verilir. Kişi öldürmeye teşebbüs suçundan ve kişinin hayatına son vermeye çapa sarf ettiğinden dolayı bu cezaya çarptırılır. (Şerhu Cevheretu’t Tevhid, Sayfa:161) Ömür artar veya ekisilir mi? Sorusuna gelince yaptığımız açıklamadan da anlaşıldığı gibi Ehl-i Sünnet vel Cema’at’in görüşüne göre ecel birdir ne fazlalaşır nede eksilir dolayısıyla ömürde fazlalaşmaz ve eksilmez. Bazı ibadetler, dualar, sıla-ı rahim vb. gibi şeyler ömrü uzatır şeklinde rivayet edilen bazı hadisler; ömürde bereket olacağı anlamına veya meleklerin sahifelerinde yazdıkları ile Allah’ın ilminde olanın farklı olduğu şekline yorumlanmıştır. Örneğim melekler bu kişinin ömrünün 50 yıl olduğunu yazmışlar ancak Yüce Allah’ın ilminde bu durumun farklı
    Ekleyen : ibrahim kocabey   Cevaplayan :Muhammed SEYDAOĞLU
    BÜYÜK ALİM selamün aleyküm hocam sorum: büyük bir alim ve şeyhte bulunması gereken güzel vasıflar nelerdir? büyük günahlar işlemiş biri tövbe ederse o kişi alimlik, şeyhlik mertebesine yükselebilir mi?
        Cevap: Hz. Peygamber (s.a.v.) “Günahından tövbe eden kimse, hiç günah işlememiş gibidir,” (İbni Mace, Sünen, c.2, s. 1420) buyuruyor. İşlenilen günahlardan dolayı edilecek tövbede, dil ile istiğfarda bulunmak, kalb ile pişmanlık duymak, günah işlemeyi bırakmak ve o günaha bir daha dönmemeye azmetmek gerekir. Unutulmamalı ki peygamberler dışında hiçbir beni âdem masum değildir. Ancak tövbe kapısı her zaman açıktır ve buyrulduğu gibi “tövbe eden kimse, hiç günah işlememiş gibi olur.” Dolayısıyla akaid kitaplarımızın da buyurduğu gibi Allah dostları olan veliler, âlimler, meşayıhler masiyet yani günah işleyebilir ancak Allah onlara mutlaka nesuh yani samimi ve gerçek tövbe nasip eder. “Büyük bir alim ve şeyhte bulunması gereken güzel vasıflar nelerdir?” ve birde cevaplamış olduğum “Büyük günahlar işlemiş biri tövbe ederse o kişi alimlik, şeyhlik mertebesine yükselebilir mi?” sorunuza daha açıklık gelmesi için size Akaid kitaplarımızdan meşhur alim İbrahim el Beycuri’nin yazmış olduğu “Şerhu Cevheretu’t Tevhid” kitabından kaynak göstermek istiyorum. Derki: “Allah dostları veliler kimlerdir? Veliler Allah’ı ve sıfatlarını imkân dâhilinde bilir, Allah’a ibadet ve itaatte süreklilik arz eder, tövbesiz hiçbir günah işlemez. Ama bu günah işlemez anlamına gelmemelidir zira Allah dostları olan veliler masum yani günahsız değillerdir.” Şerhu Cevheretu’t Tevhid Sayfa 153
    Ekleyen : cihat aslan   Cevaplayan :Muhammed SEYDAOĞLU
    KALP KIRMAK VE KUL HAKKI biri benim kalbimi çok kırdı ve ben ona sana helal etmiyorum dedim umursamadı
        Cevap: Sevgili Kardeşimm. Peygamber Efendimiz (sav) bir gün Kâbe’ye bakarken şöyle demiştir: “Kuşkusuz Allah seni çok şerefli, çok mükerrem/ hürmetli, çok azametli kılmıştır; fakat mümin senden daha hürmetli/daha saygı değerdir.” (İbn Mace, Fiten,2; Mecmau’z-zevaid, 1/81). Bu hadisin açık anlamı şudur: “Kalp kırmak Kabe’yi yıkmak gibidir" Özetle şunu derim: Kalbinizi kıran kardeşimizi Allah affetsinn, sizde Allah rızası için onu affedinnn. Selam ve Dua ile
    Ekleyen : zeynep   Cevaplayan :Muhammed SEYDAOĞLU
  • DUYURULAR VE YENİLİKLER

    Tasarım aşamasında
  • SON EKLENEN FOTOĞRAFLAR

     

    Bütün Resimleri Görmek İçin Tıklayın!

  • SON EKLENEN İLAHİLER

    dd
  • RESİMLER




 
  • HÎFÂ HATUN (RADİYALLAHU ANHA)

    Hifa hatun (ra):Menkıbesi anlatılan fakat hayatı hakkında malumat verilmeyen kadın sahabelerden biridir. Medineli ve ensardan olduğu anlaşılmaktadır. Kabilesi ve doğum tarihi bilinmemektedir. Medine-i Münevvere'de güzelliği ile ün salmış bir kadındı. Bir gün Rasûlullah (s.a.v) efendimizin huzuruna gelip şöyle söyledi: "Ya Rasûlallah! Bana beni cennete götürecek bir iş öğret!" Rasûlullah (s.a.v) "Önce biriyle evlen. Bununla dinin yarısını emniyete alırsın." buyurdu. Ya Rasûlallah! Benim dengim kim olur? "Beni Habeş Necâşîsi (kral) istedi, ben on (Okunma Sayısı 135)

  • AŞK ve SEVGİ İKİLİSİ

    AŞK SEVGİ İKİLİSİ Sevgi Hoşlanmaktır, Sevgi paylaşmaktır, Sevgi güvendir. Aşk ise aşırı sevgidir, Özlemdir, Hasrettir. Ama maalesef içinde güven duygusu yoktur. Aşk bir anda alevlenip söner. Sevgi ise az ama kalıcı bir şekilde yanmaya devam eder ve gittikçe fazlalaşır. Sevgi ömürlük, Aşk ise geçici bir hevestir. Her şeyi sevebilirsin ama her şeye âşık olamazsın. Mesela bir arkadaşını, bir çiçeği, bir eşyayı sevebilirsin ama âşık olamazsın. Sevgi sussuzken suyu bulup içmektir ama Aşk ise suyu bulup içmemektir, hasreti tercih etmektir ve ö (Okunma Sayısı 111)

  • İLMİN DEĞERİ

    SULTAN MAHMUT'UN MERAK ETTİĞİ ÜÇ SORUNUN CAVABINI İLİM İLE ELDE ETMESİ... (Okunma Sayısı 161)

  • HASBİHAL

    Bugün yaşım otuz üç; ben demek otuz üç yıl Kapılmışım bu serab-ı hayata; hem de nasıl: Bütün kavafil-i âmâl önümde can berleb, Durur iken yine ben sîne çâk çâk taleb, Uzakta şöyle heyülâda görsem ümmidim Teşahhus etti sanır da hemen seğirtirdim! (Okunma Sayısı 116)

  • ALLAH BİRDİR PEYGAMBER HAK

    Allah birdir Peygamber Hak Rabbül âlemindir mutlak Senlik benlik nedir bırak Söyleyim geldi sırası (Okunma Sayısı 168)

  • Bilge Eflatunun cevapları

    Eflatuna iki soru sorulmuş. Biricisi: İnsanoğlunun sizi en çok şaşırtan davranışları nelerdir? Eflatun şöyle cevap vermiş. (Okunma Sayısı 281)

  • ÇANAKALE ŞEHİTLERİ

    Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin. Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer, O ne müthiş tipidir, savrulur enkazı beşer. Boşanır sırtlara, vadilere, sağnak sağnak. Kafa göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayak Vurulup, tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, Bir hilal uğruna yarap ne güneşler batıyor. Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer. Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın. (Okunma Sayısı 173)

  • TÖVBE ADAPLARI

    SEVGİLİ GÖNÜL DOSTLARI İlah-i huzura erişmek adına Nakşî yoluna gönül bağlayan ve bu yoldan istifade etmek isteyen kişiler için, Nakşî büyükleri bazı ön kural ve adaplar sıralamışlardır. Dolayısıyla bir mürşidi kâmilden inabet almak isteyen kişiler için, inabe alındıktan sonra ilk üç gün içerisinde yapılması gereken bazı kural ve adaplar vardır. Müridin, bu kural ve adapları mümkün mertebe yatma saatinden evvel huşu içerisinde uygulayıp, sağ tarafı üzerine kıbleye doğru yatması gerekmektedir. Sabah güneş çıkıncaya kadar gereksiz şeyler yap (Okunma Sayısı 404)

  • GÜLLER SAÇILDI, HİZMETE EK HALKALAR TAKILDI

    Elazığ/Karakoçan/Yukarı Ovacık köyünde Kur’an ve ilim hizmeti veren Yukarı Ovacık Yatılı Kur’an Kursu, İslam âleminin, yüz akı, Türkiye’nin gururu, Diyanetin medarı iftiharı olmaya devam ediyor. Büyük mutasavvıf, büyük düşünür, büyük İslam âlimi Şeyh UBEYDULLAH El-Kavumanı tarafından inşa edilen ve tüm iaşesi kendisi tarafından karşılanan bu şaheser bilim yurdunda, her yıl olduğu gibi bu yılda da ilklere imza atılmış ve yaz Kuran Kursu programı çerçevesinde 400 den fazla kişiye Kuran’ı Kerim talimi yapılmıştır. Kuran taliminin yanı sıra ilm (Okunma Sayısı 282)

  • El Mücâhidü fillah", ya’nî "Allah yolunun fedâisi HZ. ABDULLAH BİN CAHŞ (r.a)

    Sa’d bin Ebî Vakkâs hazretleri, Uhud harbinde Hz. Abdullah bin Cahş'la arasında geçen konuşmayı şöyle anlattı: "Uhud’da, savaşın çok şiddetli devam ettiği bir andı. Abdullah bin Cahş yanıma sokuldu, elimden tuttu ve beni bir kayanın dibine çekti. Bana şunları söyledi: (Okunma Sayısı 218)

  • SELAMLAŞMANIN ÖNEMİ

    Nisa suresinin 86. ayetinde:“Size bir tahiyye selam verildiği zaman, ondan daha güzeliyle veya aynı selamla karşılık verin. Şüphesiz Allah her şeyin hesabını gereği gibi yapandır” buyrulmuştur. (Okunma Sayısı 261)

  • SAHABELERİM YILDIZLAR GİBİDİR HANGİSİNE İTTİBA EDERSENİZ HİDAYETE ERERSİNİZ’ HZ.MUHAMMED (A.S.)

    Hz. Abbas, Peygamberimiz (s.a.s.) İslâm'ı yaymaya başladığında tarafsız bir tavır takınmıştı. Ne iman etmiş, ne de karşı koymuştu. Hatta kabul etmemesine rağmen İslâm davetinde Hz. Peygamber'e yardımcı olmuştur (Okunma Sayısı 221)

  • HZ. PEYGAMBER’E SALAT VE SELAM GETİRMEK

    Değerli kardeşlerim, “Ey iman edenler! Sizde onun üzerine salat ve selam getirin” (Ahzab,56.) ayetinde mü’minlerin Hz. Peygamber üzerine salat ve selam getirmeleri emredilmiştir. Her iki kavramı “dua” ortak paydasında birleştirmek mümkün görünmektedir (Okunma Sayısı 237)

  • İCAZET TÖRENİ

    Hepinizi Allah’ın selamıyla selamlar, sonsuz sevgi, saygı ve hürmetlerimi sunarım . Değerli dostlarımız İlim ve irfan yurdu olan Yukarı Ovacık Köyü Yatılı Kur’an Kursunda 22 Kasım Çarşamba günü muhteşem bir icazet töreni düzenlendi. Yıllarca bu medresede ilim tahsil eden öğrenciler, Kur’an-ı Kerim, Tecvit ve Kıraat dersleri müfredatının dışında boş saatlerde islami ilimleri de okumaktadırlar. İslami ilimlerin okunması için ilk olarak Arap edebiyatı diye adlandırdığımız ilimler okunması gerekir. Arap edebiyatı 12 ilimden meydana gelir: (Okunma Sayısı 450)

  • ESMAU-L HUSNA

    Allah’ın isimleri, İslam literatüründe “Esmâu’l-Hüsnâ” terimiyle kullanılır. İsmin çoğulu olan “esma” kelimesi ile, “en güzel” anlamındaki “hüsnâ” kelimesinin oluşturduğu bir sıfat tamlaması olan “Esmâu’l-Hüsnâ”, yüce Allah’ın bütün isimleri için kullanılan bir terimdir. (Okunma Sayısı 231)

  • MUS’AB BİN UMEYR (R.A.)

    Sevgili Peygamberimizi düşmana karşı müdafaa Ederken sağ kolu ani bir kılıç darbesi ile Kesilince sancağı sol koluna alan, sol kolu Kesilince kesik kolları ile onu bağrına basan ve şehit olunca üzerindeki entari yetmediğinden ayak tarafı ancak otlarla örtülmek suretiyle toprağa verilen o büyük Sahibeye gökteki yıldızlar, çöllerdeki kumlar sayısınca selam olsun. (Okunma Sayısı 210)

  • CİHAT VE MİLLETLERARASI İLİŞKİLER (SİYER)

    Abdullah b. Ömer (r.a.) anlatıyor: Hz. Peygamber (a.s.) Mustalik oğulları üzerine hayvanlarının suya götürüldüğü bir sırada ani baskın yaptı, savaşanlarını öldürüp diğerlerini esir aldı. Cüveyriye'yi o gün aldı. Bu ordunun içinde (ben) Abdullah b. Ömer de vardı(m). (Okunma Sayısı 226)

  • ENSAR VE MUHACİRUN KARDEŞLİĞİ

    Her şeyden önce Muhacirun-Ensar kavramlarını tanımak Kur’an-ı Kerim ve Hadis-i Şeriflerde konunun ne şekilde yer aldığını tespit etmek, sonra da bu iki zümre arasında cereyan eden muâhât (kardeşlik) tesisini ele alarak Resûl-i Ekrem’in iç barışa, birlik, beraberliğe ve sosyal dayanışma ve bütünleşmeye verdiği öneme değinmek istiyoruz. (Okunma Sayısı 312)

  • İLAHİ KANUNLAR

    Bizleri kendisine kulluk etmek için yaratan ve çeşitli nimetlerle bizleri yaşatan Yüce Rabbimize sayısız hamd-u selamlar olsun. Aklı başında olan her insan şu kainata baktığı zaman görür ki, cemadattan nebatata ve hayvanata kadar her varlık bir sebep ve hikmete binaen, bir gayeye göre yaratılmıştır. Her birinin kendisine has bir vazifesi vardır. (Okunma Sayısı 217)

  • ŞEYH EDEBALİN’İN NASİHATI

    üç kişiye acı : cahiler arasında alim zenginken fakir düşene hatırlıyken itibar kaybedene unutma ki ; yüksekte yer tutanlar aşağıdakiler kadar emniyete değildir ululanma düşmanı hor görme düşmanı çoğaltma düşmanlığın başınıda sonunu da çoğaltma düşmanlığın başında sonunu da sen belirle haklı olduğunda kavgadan korkma bilesinki atın iyisine doru yiğidin iyisine ise deli derler ... (Okunma Sayısı 252)

  • ALTIN SİLSİLE

    PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.V) HAYATI

    Hz. EBUBEKİR SIDDIK (R.A.)

    Hz. ALİ (R.A)

    Hz. HÜSEYİN (R.A.)

    İMAM ZEYNEL ÂBİDÎN (K.S.)

    Hz. HASAN (R.A)

    HASAN-I BASRÎ (K.S.)

    KÂSIM (Fakih) BIN MUHAMMED

    HABÎB-İ ACEMÎ (K.S.)

    DÂVÛD-İ TÂÎ

    İMAM MUHAMMED BÂKIR

    CÂFER-I SÂDIK

    İMAM MÛSÂ KÂZIM

    İMAM ALİ RIZÂ (K.S.)

    MA'RÛF-I KERHÎ (K.S.)

    SIRRÎ SEKATÎ (K.S.)

    EBÂ YEZÎD-I BISTÂMÎ

    CÜNEYD-İ BAĞDÂDÎ

    EBÛ ALİ ROZEBÂRÎ (K.S.)

    EBÜ'L-HASAN-I HARKÂNÎ (K.S.)

    ŞEYH ABDÜLKÂDİR GEYLÂNÎ (K.S.)

    EBÛ OSMAN MAĞRİBÎ (K.S.)

    EBU ALİ KATİB (K.S.)

    EBU KASIM CURCANİ (K.S.)

    EBÛ ALI FÂRMEDÎ (K.S.)

    YÛSUF-I HEMEDÂNÎ (K.S.)

    YÛSUF-I HEMEDÂNÎ (K.S.)

    AHMED YESEVÎ (K.S.)

    ABDULHALIK GUCDEVANİ (K.S.)

    ÂRİF-İ RİVEGERÎ (K.S.)

    MAHMUD İNCİRFAĞNEVÎ (K.S.)

    ALİ RÂMİTENÎ (K.S.)

    MUHAMMED BÂBÂ SEMMÂSÎ (K.S.)

    SEYYİD EMİR KÜLÂL (K.S.)

    Sınav olunmak
    Selamun aleyküm. 12 yıldır bir duam var yaptığım. Geleceğimi, islami yaşantımı iyi yönde etkileyeceğine inandığım bir dua ama karşılığını alamadım. Acaba rabbim, insanı istediğini vermemekle de sınayabilir mi?Tıklayın...
    Aybaşı (Adet) Halinde haram ve helal olan şeyler
    Adete giren bir bayan ne yapabilir? ve ne yapamaz? Arz ederimTıklayın...
    Namaz
    Saygıdeğer hocam. Ben yaklaşık 5 senedir namazımı kılıyorum. Ama dersaneye gittiğim için çoğu zaman namazımı kaçırıyorum ve kazasınıda kılamıyorum. Bunun günahı çokmu? Ve ben 16 yaşımda namaz kılmaya başladım, ondan öncesini nasıl kılabilirim? bilmiyorum. Yardımcı olmanızı temenni eder ellerinizden öperim. Ayşe TekoğluTıklayın...
    Faiz almak
    Selamün Aleyküm. Seyda, ben Fransa'da yaşıyorum. Burda mülk edinme konusunda fazla bir imkanımız yok. Mecburen bankadan kredi almak zorundayiz tabi faiz ile. Mesela ben bir bina aldim ama kredi ile, başka imkanımda yok peşin para veremem o kadar param yok olsada peşin verip alamassın çünkü nerden buldun yasasi var, burda soruşturulursun ve hemen senden çok miktarda vergi alırlar. Kredisiz mülk edinemezsin. Bu kredi caizmidir? deyilmidir? beni aydinlatirsaniz memnun olurum.???? Hayırlı cumalar (SAYGILARIMLTıklayın...
    Şia ve Sunni anlaşmazlığı nedir?
    Selamün Aleyküm! Bu soruma cevap verbilecekmisiniz bilmiyorum, ama şimdiden hakkınızı helal edin zahmet vermiş olursam. Şiiler neden 4 mezheb'e inanmıyorlar? Ve bu şekilde hak 4'e bölünür diyorlar? Muhakkak en doğrusunu Allah c.c. bilir. Tıklayın...
    Mezhepcilik
    Öncelikle merhaba. Ben bu sorunun cevabını öğrenmek istiyorum. İslam dininde ve peygamber sünnetinde mezhepçilik varmıdır? ( ayrı mezhepler )?????????? cevabınızı bekliyorum. DEVRIM_1974@hotmail.com saygılarımla ......Tıklayın...
    Sıkıntıdan nasıl kurtulbilirim?
    Öncelikle böyle güzel bir siteyi bize sunduğunuz için teşşekkür ediyor, başarılarınızın devamını diliyorum. Sayın değerli Muhammed Seydam. Benim size sorum, ben çok sıkılıyorum içimde çok sıkıntı var namaz kılıyom, kuran okuyom ama o sıkıntı içimden bir türlü gitmedi, dünyaya çok karamsar bakıyom herşey bana çok negatif geliyor. okuyabileceğim dua, sure vardır muhakkak. Hangilerini okuyayım. Eğer yardımcı olursanız sevinirim. Teşşekür ediyorum. Seydamın elinden öpüyorum. Muhammed seydamında elinden öpüyoTıklayın...
    Hz. Ali'nin doğumu
    Hz.Ali kaç yılında doğup vefat etti? Tıklayın...
    Melekler
    Meleklerin cinsiyeti varmıdır?Tıklayın...
    Hac farizasıyla ilgili
    Muhterem Hocam. Ben sol ayağımı trafik kazasında kaybettim. Protez takılı sabah giyip akşam çıkarıyorum, rahat oturamıyorum, abdest dahi alamıyorum, düz yerden başka yerde yürüyemiyorum. Hac'da farz olduğu için farzı yerine getiremiyorum. Protezi çıkarırsam bastonla hac nasıl yapabilirim. Allah'ın selamı üzerinize olsun. Hasan TekoğluTıklayın...
    Aileyi namaza teşvik
    Saygıdeğer hocam. Benim size dinimiz açısından çok önemli bi konu olan namaz hakkında bir sorum olacak. Ben dinimiz gereği namazımı kılmaya çalışan ve kılan biriyim, fakat ailemin diğer fertlerini bir türlü namaz konusunda ikna edemedim ne babam ne annem namaz kılmıyo. Ben kılmalarını çok istiyorum kılın dediğimde ise sen karışma diyolar. Ben kılmadığım zamanlarda ise bana kızıyorlar. Onlar için endişeleniyorum. Bu konuda yardımını istiyorum, nasıl kılmalarını sağlayabilirim? Saygılarımla Tıklayın...
    Aile içi huzursuzluk
    Ben müslümanlıği çok seven biriyim. Beş vakit namazimdan Kuranımdan asla vaz geçemem. Ama eşim hic doğru yolda değil bir gün iyi diyor bir gün kötü diyor, ve çok sinirli kıskanc kısacasi hiç huzurumuz yok 3 çocoğum var, yuvamın bozulmasını istemiyorum ne yapmaliyim?Tıklayın...
    İlim nedir?
    Selamun Aleykum. Okul döneminde okuduğumuz matematik, geometri, resim, müzik, fizik vb. gibi ders alanları Allah katında makbul kılınan ilimlermidir? Değilse neden biz bir müslüman ülke olarak Allah katında makbul olan ilimleri vermiyoruz? Veriyorsalarda neden önünü kapatıyorlar? Tıklayın...

    HÎFÂ HATUN (RADİYALLAHU ANHA)
    Hifa hatun (ra):Menkıbesi anlatılan fakat hayatı hakkında malumat verilmeyen kadın sahabelerden biridir. Medineli ve ensardan olduğu anlaşılmaktadır. Kabilesi ve doğum tarihi bilinmemektedir. Medine-i Münevvere'de güzelliği ile ün salmış bir kadındı. Bir gün Rasûlullah (s.a.v) efendimizin huzuruna gelip şöyle söyledi: "Ya Rasûlallah! Bana beni cennete götürecek bir iş öğret!" Rasûlullah (s.a.v) "Önce biriyle evlen. Bununla dinin yarısını emniyete alırsın." buyurdu. Ya Rasûlallah! Benim dengim kim olur? "Beni Habeş Necâşîsi (kral) istedi, ben onTıklayın...
    AŞK ve SEVGİ İKİLİSİ
    AŞK SEVGİ İKİLİSİ Sevgi Hoşlanmaktır, Sevgi paylaşmaktır, Sevgi güvendir. Aşk ise aşırı sevgidir, Özlemdir, Hasrettir. Ama maalesef içinde güven duygusu yoktur. Aşk bir anda alevlenip söner. Sevgi ise az ama kalıcı bir şekilde yanmaya devam eder ve gittikçe fazlalaşır. Sevgi ömürlük, Aşk ise geçici bir hevestir. Her şeyi sevebilirsin ama her şeye âşık olamazsın. Mesela bir arkadaşını, bir çiçeği, bir eşyayı sevebilirsin ama âşık olamazsın. Sevgi sussuzken suyu bulup içmektir ama Aşk ise suyu bulup içmemektir, hasreti tercih etmektir ve öTıklayın...
    İLMİN DEĞERİ
    SULTAN MAHMUT'UN MERAK ETTİĞİ ÜÇ SORUNUN CAVABINI İLİM İLE ELDE ETMESİ...Tıklayın...
    HASBİHAL
    Bugün yaşım otuz üç; ben demek otuz üç yıl Kapılmışım bu serab-ı hayata; hem de nasıl: Bütün kavafil-i âmâl önümde can berleb, Durur iken yine ben sîne çâk çâk taleb, Uzakta şöyle heyülâda görsem ümmidim Teşahhus etti sanır da hemen seğirtirdim! Tıklayın...
    ALLAH BİRDİR PEYGAMBER HAK
    Allah birdir Peygamber Hak Rabbül âlemindir mutlak Senlik benlik nedir bırak Söyleyim geldi sırası Tıklayın...
    Bilge Eflatunun cevapları
    Eflatuna iki soru sorulmuş. Biricisi: İnsanoğlunun sizi en çok şaşırtan davranışları nelerdir? Eflatun şöyle cevap vermiş. Tıklayın...
    ÇANAKALE ŞEHİTLERİ
    Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin. Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer, O ne müthiş tipidir, savrulur enkazı beşer. Boşanır sırtlara, vadilere, sağnak sağnak. Kafa göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayak Vurulup, tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, Bir hilal uğruna yarap ne güneşler batıyor. Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer. Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın.Tıklayın...
    TÖVBE ADAPLARI
    SEVGİLİ GÖNÜL DOSTLARI İlah-i huzura erişmek adına Nakşî yoluna gönül bağlayan ve bu yoldan istifade etmek isteyen kişiler için, Nakşî büyükleri bazı ön kural ve adaplar sıralamışlardır. Dolayısıyla bir mürşidi kâmilden inabet almak isteyen kişiler için, inabe alındıktan sonra ilk üç gün içerisinde yapılması gereken bazı kural ve adaplar vardır. Müridin, bu kural ve adapları mümkün mertebe yatma saatinden evvel huşu içerisinde uygulayıp, sağ tarafı üzerine kıbleye doğru yatması gerekmektedir. Sabah güneş çıkıncaya kadar gereksiz şeyler yapTıklayın...
    GÜLLER SAÇILDI, HİZMETE EK HALKALAR TAKILDI
    Elazığ/Karakoçan/Yukarı Ovacık köyünde Kur’an ve ilim hizmeti veren Yukarı Ovacık Yatılı Kur’an Kursu, İslam âleminin, yüz akı, Türkiye’nin gururu, Diyanetin medarı iftiharı olmaya devam ediyor. Büyük mutasavvıf, büyük düşünür, büyük İslam âlimi Şeyh UBEYDULLAH El-Kavumanı tarafından inşa edilen ve tüm iaşesi kendisi tarafından karşılanan bu şaheser bilim yurdunda, her yıl olduğu gibi bu yılda da ilklere imza atılmış ve yaz Kuran Kursu programı çerçevesinde 400 den fazla kişiye Kuran’ı Kerim talimi yapılmıştır. Kuran taliminin yanı sıra ilmTıklayın...
    El Mücâhidü fillah", ya’nî "Allah yolunun fedâisi HZ. ABDULLAH BİN CAHŞ (r.a)
    Sa’d bin Ebî Vakkâs hazretleri, Uhud harbinde Hz. Abdullah bin Cahş'la arasında geçen konuşmayı şöyle anlattı: "Uhud’da, savaşın çok şiddetli devam ettiği bir andı. Abdullah bin Cahş yanıma sokuldu, elimden tuttu ve beni bir kayanın dibine çekti. Bana şunları söyledi:Tıklayın...
    SELAMLAŞMANIN ÖNEMİ
    Nisa suresinin 86. ayetinde:“Size bir tahiyye selam verildiği zaman, ondan daha güzeliyle veya aynı selamla karşılık verin. Şüphesiz Allah her şeyin hesabını gereği gibi yapandır” buyrulmuştur.Tıklayın...
    SAHABELERİM YILDIZLAR GİBİDİR HANGİSİNE İTTİBA EDERSENİZ HİDAYETE ERERSİNİZ’ HZ.MUHAMMED (A.S.)
    Hz. Abbas, Peygamberimiz (s.a.s.) İslâm'ı yaymaya başladığında tarafsız bir tavır takınmıştı. Ne iman etmiş, ne de karşı koymuştu. Hatta kabul etmemesine rağmen İslâm davetinde Hz. Peygamber'e yardımcı olmuşturTıklayın...
    HZ. PEYGAMBER’E SALAT VE SELAM GETİRMEK
    Değerli kardeşlerim, “Ey iman edenler! Sizde onun üzerine salat ve selam getirin” (Ahzab,56.) ayetinde mü’minlerin Hz. Peygamber üzerine salat ve selam getirmeleri emredilmiştir. Her iki kavramı “dua” ortak paydasında birleştirmek mümkün görünmektedirTıklayın...
     
         
         
         
    Seydam.org web sitesi mPa tarafından yapılmıştır.    
       

    /html>